Hubrif : Afrikalı Kısa Filmlerin Netflix’ini Kurmak İçin 10.000$ kaybetti.

Hubrif : Afrikalı Kısa Filmlerin Netflix’ini Kurmak İçin 10.000$ kaybetti.

Tobi Ogunwande ,müthiş Afrika filmlerini bulmakta hayal kırıklığı yaşaması sonucu Afrikayla ilgili Kısa Filmlerin Netflix’ini kurmaya çalışan Nijeryalı bir film yapımcısı. Teknik konularda bir ortağı ile işbirliği yaptı ve başlamalarından kısa bir süre sonra filmlerinde ortalama 1000 izleme sayısına kavuştular. Fakat , kısa zaman içinde fark ettiler ki pazar alanı çok dar ve belirgin bir iş modeli yok . Sonunda paraları tükendi ve işi sonlandırdılar.

Merhaba Tobi . Geçmişinden biraz bahseder misin ve şu an ne üstüne çalışıyorsun ?

Adım Tobi Ogunwande , filme, teknolojiye ve iyi yemeğe bayılırım. Alaylı bir film yapımcısı ve 2 start-up’ın ortak kurucusuyum. Bir tanesi başarısız oldu ( Hubrif) diğeri ise kar sağlamaya devam ediyor (Festivilia).

İlk şirketim Hubrif idi. Yüksek kalitede Afrikaya özgü kısa filmleri yayınlamak için talep üzerine oluşturulan video platformuydu. (Netflix’in Afro-kısa film versiyonu) .Hubrif fikri Afrikaya ait çok iyi kısa filmleri keşfetme ve izlemekteki hayal kırıklığımın sonucunda oluştu.Bir kaç ay boyunca film çekme hakkında okuduğum e-kitaplar ve izlediğim youtube videolardan öğrendiğim teorik bilgiyi kullanarak 2015’de ilk filmimi çekmeye hazırlanıyordum. Benim alanım olan kadın taciziyle ilgili halihazırda yapılmış bazı filmler izlemek istedim ancak bulamadım.Çok uzun süre youtubeda aradım ama bulamadım.Yalnızca, yapabildiğim kadarıyla filmi çekmek için yoluma devam ettim.Katılabildiğim birkaç festival şansılıyım ki oldukça başarılı geçti.

Bu festivallere katılmanın yararlarından biri network fırsatları idi. Teknoloji için duyduğum aşk ve arzu , diğer genç yapımcılarından da benzer çabalar duymaya başlamam beni Hubrif’i kurmaya ikna etti.

Hubrif’in ölümünden kısa bir süre sonra , filmleri doğru film festivalleriyle eşleştiren ve film yapımcılarının yalnızca bir başvuru formu doldurarak göndermelerini sağlayan bir film festivali dağıtım ve sunum platformu olan Festivilia’yı kurdum. Platformun amacı, film yapımcılarının eserlerini ilgili festivallerle eşleştirip otomatik olarak göndermesiyle seçilme şanslarını artırıp zaman ve para tasarrufu sağlarken yapımcıların eserlerini film festivallerine rastgele şekilde sunmanın stres ve yükünden de kurtarmaktır. Festivilia şu an için kar sağlıyor ve başarısı kısmen Hubrif’i kurarken aldığım derslerden gelmektedir.

Festivilia’yı kurduğumda çok satıcılı Afrikaya özgü ürünler için e-ticaret platformu olan Cartehub (cartehub.com) isimli başka bir start-up’da IT ve iş geliştirme personeli olarak çalışıyordum.Dikkat edilmesi gereken çok ilginç bir şey var ki website tasarımını öğrendikten birkaç ay sonra festivilia.com’u en baştan kendim kurdum.(Tabii ki website tasarımını kendi kendime youtube videoları izleyerek öğrendim)

Hubrif’e başlamak için sizi ne motive etti?

Hubrif’den önce , Ibadan üniversitesi ekonomi bölümünden yeni mezun olmuştum bir yıl zorunlu olarak Ulusal Gençlik Hizmet Programı kapsamında babamın arazisinde hizmette bulundum ve aynı zamanda iş arıyordum. Birçok boş zamanım olduğu için , zamanımı Hubrif’i nasıl kuracağımı düşünmeye harcadım.

Daha iyi bir iş sağlayana kadar faturalarımı ödeyebilmek için bir pazar araştırma şirketi adına saha elamanı olarak da çalışıyordum.

Hubrif Afrikaya ait kısa filmleri izlemek için diğer video platformlarına daha iyi bir alternatif olması için kuruldu.Youtube gibi büyük video platformları okyanus gibiydi ve Afrikaya ait kısa filmlerin diğer içeriklerin arasında boğulup kaybolması çok aşikar oldu.Samanlıkta iğne aramak gibi bir şeydi. Daha iyi bir alternatifin olması gerektiğini hissettim ve bu yüzden Hubrif’i kurmak için yola koyuldum.

Nasıl kurdun ?

Teknolojiyi seviyorum fakat ne bilgisayar yazılımcısıydım ne de platformu kurmama yardım için birini tutacak kadar param vardı. Bu durum Hubrif’i kurmamdaki ilk engelimdi. Yalnızca VOD (isteğe bağlı video) platformunu kuracak teknik yeterlilikte birini değil aynı zamanda film çekmeyi de seven bir ortak bulmak zorundaydım. Böyle birini bulmak bir yıl sürdü. Hubrif’i nasıl kuracağım üstüne çalışırken aynı zamanda faturalarımı ödeyebilmek için bir pazar araştırma şirketi adına daha iyi bir işi bulana kadar saha elamanı olarak da çalışıyordum, film rolleri için seçmelere katılıyordum.(Bahsetmeyi unuttum ,üniversitedeyken tiyatro oyunculuğu yapıyordum ve zamanla okul bittikten sonra film-oyunculuğuna geçtim.)

VOD platformu kurmakla alakalı onun (ortağı) yazdığı bir makaleye denk geldim ve okumayı bitirdiğimde aradığım kişinin o olduğunu anladım . Ona ulaşıp teknik konularda kurucu-ortağım olması için ikna ettim. O teknik meselelerle ilgilenirken ben ise içerik sağlama , pazarlama ve idari işlerden sorumlu olacaktım. Ortaklığımız yarı yarıya idi . İki hafta gibi rekor bir zamanda elli tane kurate edilmiş Afrikalı kısa film ile Hubrif’i kurduk.Kurucu ortağımla Radar adlı canlı çevrimiçi bir teknoloji topluluğunda tanıştığım için, lansmanı da orada duyurmaya ve geri bildirimleri toplamaya karar verdik.

İşinizi büyütmek için pazarlama stratejiniz ne oldu?

İşe başladığımızda yerel tekno topluluğundan platformun sadeliği ve film yapımcılarından kısa filmlerin kalitesiyle ilgili oldukça teşvik edici cümleler duyduk. Kendimizle çok gurur duyduk. Platformu pazarlamak için en iyi yolun organik olarak büyümek olduğunu biliyorduk ve bunu başarmanın yollarını arıyorduk. Afrika’nın film yapımcısı genç yetenekleri , festival haberleri vs. hakkında bloglar yazmaya karar verdik.Bu çok başarılı sonuçlar verdi. Yavaş yavaş trafiğimizin artmaya başladığını gördük.

Birkaç ay içerisinde bazı kısa filmlerimizde ortalama 1000 kadar görüntüleme aldık . Şimdi düşünüyorum ki 1000 görüntüleme diğer video platformlarıyla karşılaştırınca çok az görünüyor fakat tecrübelerimden öğrendim ki kısa filmler için 500 kadar düşük görüntüleme olsa bile övgüye değer hakikaten.

Bizim esas pazarlama stratejimiz çoğunlukla blog yazmak idi. Kamerun ve Nijerya’daki film festivallerine katılım gösterip ödül kategorilerinde sponsor olduk.

Hubrif’i başarısızlığa götüren nedenler nelerdi?

Niş bir pazar olmasına (durumları daha kötü hale getirecek kadar çok fazla küçük bir pazardı) ve hedefimizin muhteşem olmasına rağmen paramızın tükenmekte olduğu ve girişimi paraya nasıl çevireceğimizi anlayamadığımız gerçeğini kabul etmeye başladığımız zaman problemler başladı. Youtube gibi reklam alma modelini uygulamak yerine Netflix gibi üyelik modelini kullanmak istedik. Pek işe yaramadı çünkü ne kadar fiyat koyacağımızı bilmiyorduk. Mobil ödemeyi de kullanmayı düşünüyorduk fakat başarılı şekilde uygulayamadık.

Fon toplamak için çaresiz kalıyordum ve bir aydan daha kısa bir süre için paramız kalmıştı ; neyse ki,% 20 hisse karşılığı kurucu ortak statüsünde ve şirketin ticari tarafını yönetecek olan yaklaşık 2000 dolarlık bir tohum fonu olan bir yatırımcı bulduk.Bizi daha sonra avlayacak olan kötü bir karardı. Bu da bizim ikinci hatamızdı.

İş ve yaratıcılık yönündeki farklılıklardan dolayı yatırımcımı ile ters düşmeye başladık. Teknik konularda sorumlu kurucu ortağım kısmen bu sebepten dolayı şirketten ayrıldı ve onun yerine başkasını işe almak zorundaydık. Aldığımız kişiyi 3 kadar işte tutabilmek için topladığımız sermayenin nerdeyse yarısını harcadık.

Bu da bizim işi sonlandırmamızın habercisi oldu.

Üstesinden gelmeniz gereken en büyük hatalar ve zorluklar nelerdi?

Hatalarımızı özetlemem gerekirse :

-Pazar alanımız çok dardı.

-Verimli şekilde nasıl paraya çevireceğimizi çözemedik. Birkaç ödeme özelliği ekledik fakat müşterilerimiz ödeme yapmak için pek gönüllü değildi.

-Zaten sınırlı olan sermayemizi kendimiz için gereksiz harcamalar yaparak kullandık.

-Harekete geçmeden önce küçük projemize odaklanıp enini boyunu görmek yerine , ne küçük bir zorlukta her zaman hızlı şekilde yolumuzu değiştirdik.

-Bir noktada rüzgarı kovalamaya başladık. Bizi endişelendirmeyen şey ise kendi kendimizi kovaladığımızı gördük.

-Ciddi yönetim problemlerimiz vardı.Kararların uygulanması çok yavaştı ve çünkü ortaklar olarak konu üzerinde uzun uzadıya çok konuşup tartışıyor ve zar zor bir şey üstünde fikir birliğine varıyorduk.

-Sermayemiz tükendi ve sonradan yavaşça hayatın da bizi tüketmeye başladığını gördük. -Zamanla hevesimizi/cesaretimizi yitirdik ve yıprandık.

-Sonradan farkettik ki Hubrif kar amacı gütmeyen mükemmel bir sosyal bir girişim olurdu.Böyle görseydik muhtemelen şu an devam ediyor olurduk.

-Eninde sonunda bir tutum belirlemek zorundaydım . Ya nerdeyse ölmekte olan bir atı okşamaya devam edecektim ya da yeni doğan bir atı beslemek içn yardım edecektim. İkincisini seçtim.

Neler için harcama yaptınız? Hiç geliriniz oldu mu ? İşin sonunda ne kadar para kaybettiniz?

0(sıfır) dolar gelirimiz oldu ve 2 yıllık bir süre sonunda 10.000 dolar üzerinde harcama yaptık. Paralar benim biriktirdiklerim , yatırımcımızdan gelen tohum yatırım ve eş-dosttan aldığımız borçlardı.

Yeniden başlasanız neyi farklı yapardınız ?

Eğer her şeye yeniden başlasaydım , host platformu kesinlikle açmazdım. Hatırlıyorum , tüm içerikleri youtube’a yüklememi ve bunu websitemize yerleştirmemizi tavsiye etmişlerdi fakat başka platformlarla yapacak bir şeyimiz yok diyerek ısrarla karşı çıktım.Her şeyi kendimiz kuracak ve 3ncü bir platforma bel bağlamayacaktık. Aslında kullanıcıların hostingplatformundan ziyade içeriği önemsediği gerçeğini görmeyecek kadar kördüm. Filmleri izledikleri sürece kimse websiteye yerleştirilmiş mi ,yerleştirilmemiş mi vs nerde izlediğini önemsemiyordu. Bunu çok geç farkettik.

Tercih ettiğiniz girişimci kaynaklarınız nelerdir?

Podcastleri dinlemeye bayılırım ve tasarım için ise Canva’yı seviyorum.

Hakkında daha fazla nasıl bir şeyler öğrenebiliriz?

Facebook ya da LinkendIn hesaplarımı ziyaret edebilirsiniz. Festivilia’ya da bakabilir ya da bana email gönderebilirsiniz: [email protected] Umarım hoşunuza gitmiştir.

Kaynak : https://www.failory.com/interview/hubrif
Çeviren : Fatih K.